anlamak

-i
1. 领悟, 悟到, 体会到, 领会: Kapıyı açan hizmetçi benim kadın olduğumu anlamadı. 开门的侍者没认出我是个女人。
2. 得知, 知道: Yaptığınız gizli işleri ağabeyim bir anlarsa hepinize duman attırı. 你们背地里干的这些事, 大哥要是知道了, 饶不了你们。
3. 询问, 打听, 了解: Paltonun fiyatını anlamak için dükkâna girdi. 他进商店打听大衣的价格去了。
4. 理解, 懂得, 明白, 心领神会: Beni anlıyor musunuz? 您明白我的意思吗?Bir şeyden anlamaz kabağın biri. 他是个什么也不懂的老粗。Eliyle kesesini yokladı. O zaman bütün parasının çalındığını anladı. 他用手一摸钱袋, 当时就明白了, 他所有的钱都被偷走了。
5. -den 懂得, 会: O, ticaretten anlar, yaş tahtaya basmaz; aldanmaz. 他很会做生意, 不会看走了眼, 不会上别人的当。Motordan az buçuk ben de anlarım. 对摩托车我也略懂一二。Türkçeyi anlayabilirim fakat konuşamam. 我懂土耳其语, 但是不会说。
6. -den (一般用于否定句或疑问句)利用, 从中受益: Bu ilâçtan hiç bir şey anlamadım. 这种药对我一点儿用也没有。
7. 俚́ 想得到

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • añlamak — anlamak I, 290 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • anlamak — i 1) Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak Babasının niçin bu kasabayı çok sevdiğini Nevin bir türlü anlayamamıştı. S. F. Abasıyanık 2) Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kazı koz anlamak — söylenen şeyi çok yanlış anlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bayram haftasını mangal tahtası anlamak — şaka sözü, konu ile hiçbir ilgisi olmayacak biçimde ters anlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dünyanın kaç bucak (veya köşe) olduğunu göstermek (veya anlamak) — dünyada ne gibi güçlükler olduğunu bildirmek (veya anlamak), insanın başına neler gelebileceğini öğretmek veya öğrenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lafı kıçından dinlemek (veya anlamak) — konuşulan konuyu ilgisiz, üstünkörü veya önem vermeden dinlemek (veya yanlış, ters anlamak) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dilinden anlamak — 1) bir canlının çıkardığı seslerden veya onun davranışlarından ne anlatmak istediğini anlamak 2) mec. söz konusu olan şeyin özelliğini bilmek Bunda yenilmiş, içilmiş bir şey yok ya! Sen onun dilini de anlarsın. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • işi anlamak — gizli bir şeyi, bir sorunu anlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilminden anlamak — bir işin, aracın veya konunun uzmanı olmak Onun ilminden anlayan şoför seni istediği yere götürür. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kadrini anlamak — değerinin farkına varmak Hakikaten, insan sevdiklerinin kadrini yokluklarında anlıyor. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karine ile anlamak — sözün gelişinden çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.